konya rehberi
 
  Ana sayfa
  Yazarla iletişim
  Hz. Mevlana'nın Hayatı
  Hz. Mevlana 'nın Sözleri
  Hz.Mevlana'nın Eserleri
  Akşehir
  Nasrettin Hoca
  Konya Gezilecek Yerler
  Mevlana Müzesi
  Konya Kültür Ve Tabiat Varlıkları
  Müzeler
  Camiler
  Saraylar
  Medreseler
  Türbeler
  Hamamlar
  Şadırvanlar
Türbeler

Türbeler

 

Anadolu Selçuklu mimarisinin önemli yapılarından birisi de anıtsal mezar yapıları olan türbelerdir. Türbe kelimesi Arapça “üstü kubbe ile örtülü mezar” anlamında olup bu kelimenin yerine İran ve Azerbaycan'da “Kümbet” kelimesi kullanılmıştır. Bu kelime zamanla Anadolu Türkçesine de girmiştir.

Anadolu Selçuklu türbelerinde ana yapım malzemesi taştır. Tuğla, büyük Selçuklu geleneğinin devamı olarak kullanılmıştır. Taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı türbe örneklerinin çoğu Konya'dadır.

Türbe yapılarında, asıl cenazenin konulduğu cenazelik kısmına birkaç basamakla inilerek girilmektedir. Kapılar küçük tutulmuştur. Kapılar genellikle doğu ve kuzey yöne yapılmış olup, bu kısmın örtüsü çapraz veya beşik tonozdur.

Mescit ve ziyarete açık olan asıl oda sembolik sandukanın konulduğu yerdir. Plan olarak içte ve dışta farklılıklar görülebilir. Gövde, kapı ve belirli yükseklikteki pencerelerle aydınlatılmıştır. Kapıya tek veya çift kollu merdivenle çıkılır. Örtü, içte kubbe, dışta konik veya pramidal külahdır. İki örtü arasında bir boşluk bulunur. İçten kubbeye geçişte tromp veya Türk üçgenleri kullanılmıştır.

Süsleme yapının dış yüzlerinde yoğunlaşmıştır. Bitkisel ve geometrik karakterli süslemeler dikkati çekmektedir. Süsleme taş malzeme üzerine gerçekleştirilmiştir. Çini mozaik, sırlı tuğla ve alçı daha az kullanılmıştır. Sandukaların ahşap ve çiniden yapılan örnekleri çoğunluktadır.

 

ATEŞBAZ VELİ TÜRBESİ

Meram yolunda Meram Devlet Hastanesi yakınında bulunmaktadır. Güneydeki penceresi üzerine yerleştirilen mermer kitabede “Bu kabir kutlu şehit, rahmetlik İzzettin oğlu, milletin ve dinin güneşi Yusuf Ateş-baz'ın kabridir. 684 H. yılı ayının yarısında Tanrının rahmetine ulaştı. “Tanrı yargılasın” ibaresi okunmaktadır. Kitabelerde adı geçen Ateş-baz-ı Veli ünvanı ile tanınan kimsenin İzzeddin oğlu Şemsi Yusuf olup, Mevlana'nın ahçısı olduğu bilinmektedir. Bu özellikleri ile bugün dünyada bilinen en eski “Aşçı” mezarıdır.

Türbe kesme taştan, kare plan üzerine oturan, dıştan sekizgen içte kare planlı yapılmış olup, tuğla örgülü bir pramidal külahla örtülüdür. Zaviyenin kapısı üzerinde yer alan altı satırlık kitabeye göre Mevlana Celaleddin Rumi Dergahı Postnişini Vahit Çelebi, Ateşbaz türbesinin yanına, 1897 yılında bir tekke yaptırmıştır.

EMİR NUREDDİN TÜRBESİ

Sephevan Mahallesindedir. İnşa tarihi mimarı ve yaptıranını gösteren kitabe yoktur. Sadece batısındaki basık kemerli kapısı üzerinde “Büyük Alim, Adil, Tanrı'dan tey'id ve yardım edilmiş emir Sipehsalar Celal oğlu Nureddin... İbrahim (Tanrı rahmet eylesin) yazılı bir kitabe okunmaktadır.

Türbenin içinde çamurla sıvalı bir sanduka bulunmaktadır.

 

GÖMEÇ HATUN TÜRBESİ (KIZ KULESİ)

Musalla Mezarlığı içerisinde yer alan türbenin kitabesine rastlanılamamıştır. Tarihi kaynaklardan IV. Rükneddin Kılıçarslan’ın hanımının Gömeç Hatun olduğu bilinmektedir. Türbe; Selçuklu türbelerinin eyvanlı türbeleri tarzında yapılmıştır. Eyvanı sivri kemerli ve beşik tonozludur.

Yapıya ihtişamlı bir görünüş veren cephe asıl binanın iç tarafından birer metre taşırılmıştır. Cephe ve eyvan kemerinin içinin çini ve mozaiklerle süslü olduğu kalıntılarından anlaşılmaktadır. Türbenin cenazelik kısmına merdivenle inilmektedir. Gömeç Hatun türbesinde; diğer türbelerde görülmeyen dendanların türbenin üst kısmını çevrelemesidir.

Türbe 1950 yılında Konya ve Mülhakatı Eski Eserleri Sevenler Derneği tarafından restore edilmiştir.

 

 

 

KESİKBAŞ TÜRBESİ

 

Türbe Kalenderhane Mahallesindedir. Selçuklu dönemi türbe mimarisinin bütün özelliklerinin en güzel yansıtan örneklerden biridir. Türbenin gövdesi iki renkli kesme taşlara, kubbesi tuğla ile yapılmıştır. Türbenin üst örtüsü; içte kubbe, dışta pramidal külahlıdır.

Türbe’nin kimin için yaptırıldığı bilinmemekle birlikte Selçuklular döneminde başı kesilerek şehid edilmiş bir kişi için yaptırıldığı düşünülmektedir.

 

PİR ESAD TÜRBESİ

Türbe, Pir Esad Mahallesinde, kendi adını taşıyan mescidin batısındadır. Halk arasında Pisili Sultan adıyla tanınan Pir Esad; Selçuklu Devri şeyhlerinden olup 1263 M. yılında vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Türbede bulunan sandukadaki kitabe şöyledir: “Rahim ve Rahman yüce Tanrı adıyla.Her canlı fanidir.Ancak Tanrı bakidir.Bu türbe ulu, yüksek,şöhretli,şeyh,dünyada Tanrısının Veli Şeyh Esad’ın türbesidir (Tanrının rahmeti üzerine olsun). 622 yılında vefat etti”.

Türbe 1440 M. yılına Karamanoğulları dönemi devlet büyüklerinden Musa Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır.

 

SEYFETTİN SUNGUR TÜRBESİ

Türbe, Çifte Merdiven mahallesindedir. Klasik Selçuklu türbe tipinde olan yapının sekiz köşeli gövdesi kesme taştan, külahı tuğladan inşa edilmiştir.

Türbenin her yüzünde tepe penceresi vardır. Asıl kemerli kapısı doğudadır.Son yıllarda kapatılan bu kapıdan başka bir kapı daha açılmıştır. Kapının üzerinde de pencere vardır.Türbe içi sıvalı olup sandukası yoktur.

Kitabesi olmayan türbenin, Selçuklu dönemi devlet adamlarından Celaleddin Karatay’ın küçük kardeşi Emir Seyfeddin Karasungur’a ait olduğu söylenmektedir. Zaviyesi ve medresesi zamanla yıkılmıştır.

 

ŞEYH SADREDDİN KONEVİ TÜRBESİ

Meram Yeni yol üzerinde, yolun güneyinde yer almaktadır. Sadreddin Konevi’nin 1274 yılında ölümü üzerine cami,türbe ve kütüphane birlikte yaptırılmıştır.

Türbesi şekil olarak klasik Selçuklu kümbetlerine benzemektedir. Gövdesi açık ve kaidesi ajurlu mermer işleme olan türbenin üzerinde, yine kafes şeklinde ahşap bir külah vardır. Konevi’nin isteği üzerine türbesinin üzeri açık olarak yaptırılmıştır. Sadreddin Konevi’ye ait olan bir vasiyetnamede şöyle yazılıdır. “Ashabıma şunu tavsiye ediyorum: Beni fıkıh kitaplarında zikredildiği gibi değil, hadis kitaplarında yazıldığı gibi yıkayınız. Şeyhimin (Muhyiddin-i Arabi) elbiselerini giydiriniz, sonra da beyaz bir izar ile kefenleyiniz. Lahdime Şeyh Evhab-ed-din’in seccadesini seriniz. Cenazemde cenazelerde okuyanlardan hiç birisi bulunmasın. Kabrimin üstüne hiçbir mamure ve dam yapmayınız. Yalnız eseri gaip olmaması için sağlam bir taş yapınız”.

1899 yılında zamanın Konya Valisi Ferit Paşa mevcut camii ve türbeyi tamir ettirmiş ve buna dair kitabeyi giriş kapısı üzerinde yer almaktadır.

 

ŞEMSİ TEBRİZİ TÜRBESİ

Şerafeddin Camii’nin kuzeyinde, eskiden mezarlık olan Şems parkının içinde yer alır. İlk yapının XIII yüzyılda yaptırıldığı sanılmaktadır. Bugünkü yapı ise 1510 yılında Abdürezzakoğlu Emir İshak Bey tarafından mescit ile birlikte elden geçirilmiş ve genişletilmiştir. İlk yapının kim tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemektedir.

Türbe mescit bölümü ile bitişik durumda, içten düz tavanlı, dıştan sekizgen kasnak üzerine pramidal külahla örtülüdür. Eyvan şeklinde olan türbe mescide kalem işi süslü ahşap Bursa kemeri ile açılır. Diğer yönlerde birer adet altta ve üstte pencereleri vardır. Tavanı geometrik motiflerle bezelidir. Türbenin bodrum katında cenazelik ve kuyu bulunmaktadır.

 

 

 

TAC’ÜL VEZİR TÜRBESİ

Fuar içerisindeki Dede bahçesinin doğusundadır. Klasik Selçuklu dönemi türbeleri tarzında yapılmıştır. Bitişiğinde Medrese, Mescit ve Hanigah’ı varken zamanla bunlar yıkılmış bugün sadece türbesi ayakta kalabilmiştir.

Sekizgen planlı türbenin üzeri yine sekizgen bir külahla örtülüdür. İçteki örtü kubbedir. Türbenin alt katı cenazelik kısmıdır.

Vakıf kayıtlarına göre külliye 1239 M. yılından önce Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad I. ve Gıyaseddin Keyhusrev II. devri emirlerinden Tac’ül Vezir olarak anılan Taceddin Seyyid Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Yapının temelinde taş, diğer bölümlerinde tuğla kullanılmıştır.

 

TAVUS BABA TÜRBESİ

Meram’da bulunan türbe, Hacı Hasbey Caminin batısındadır.

Türbede XII. yüzyılın sonlarında Konya’ya gelerek yerleşmiş ve XIII. Yüzyılda Sultan Alaaddin Keykubad devrinde Konya’da vefat etmiş olan Şeyh Tavus Mehmed El Hindi’nin gömülü olduğu rivayet edilmektedir.

Türbenin içinde bir sanduka vardır. Bu nedenle bugünkü durumuna bakılacak olursa Konya ve Anadolu’da birçok örnekleri bulunan eyvan türbenin mumyalık kısmı olabileceği düşünülmektedir.

Türbe günümüzde düğün yapan çiftlerin ziyaret ettikleri yerlerden birisidir.

 

ULAŞ BABA TÜRBESİ

Türbe, Devlet Hastanesi’nin kuzeyinde bulunmaktadır. Kare planlı kaide üzerine kesme taştan 8 köşeli olarak yapılmıştır.

Türbenin yapım kitabesi yoktur. Halk dilinde Ulaş Dede, Ulaş Baba olarak anılan ulu zat için yapıldığı söylenmektedir.

 

KALENDER BABA/ŞEYH EBUBEKİR TÜRBESİ

 

Türbe Ankara yolu üzerinde Musalla Mezarlığı’nın karşısında yer almaktadır.Türbenin yapım kitabesi yoktur. Yaptıranı ve mimarı belli değildir.

Türbe kesme taşlardan sekiz köşeli bir kaide üzerine yapılmış ve üst örtüsü tuğla külahla örtülmüştür.

Türbenin güneyindeki mermer söveli ve sivri kemerli kapısı üzerinde büyük bir nar motifi vardır. Türbe, Karamanoğlu Beyliği dönemi eseridir.

 

FAKİH DEDE TÜRBESİ

Eski Garaj civarında Pir Esad Türbesi’nin karşısındaki Han’ın içindedir. Üzerindeki kitabeden Şubat 1456 M. yılında ölen Fakih Dede için yapıldığını öğrenmekteyiz. Yaptıranı ve mimarı belli değildir.

Türbeye kuzeyden devşirme malzemeden yapılmış mermer söveli kapıdan girilir. Zemini taş kaplamalıdır.

 

ŞEYH OSMAN RUMİ TÜRBESİ

Şeyh Osman Rumi Mahallesi’nde bulunmaktadır. Türbenin kitabesi yoktur.Araştırmacılar bu türbeyi XV. yüzyıla tarihlendirmektedir.

Mimari görünüşü ile Hasbey Dar’ül Hüffazına benzeyen türbenin batısında mermer söveli küçük bir kapısı vardır. Yine Dar’ül Hüffazda olduğu gibi kapı üzerinde mermer dişli bir kemeri vardır. Yapı malzemesi taş olan Şeyh Osman Rumi Türbesi’nin kubbesi tuğla ile örülmüştür. Türbenin kuzey yönü açık olup, bir eyvan kemeri ile çevrilmiş ve kemerin altı sonradan tuğla ile örülmüştür.

Türbenin içinde harala sıvanmış bir sanduka bulunmaktadır. Bu türbenin Şeyh Osman Rumi ve yakınları için yaptırıldığı bilinmektedir.

 

SİYAVUŞ VELİ TÜRBESİ

Türbe, Piri Paşa Mahallesinde Pir Mehmet Paşa Cami’sinin yanında bulunmaktadır. Kitabesi bulunmayan türbenin mimarı belli değildir.

Türbe gövdesi taş ve tuğla malzemeden yapılmıştır. Plan olarak Karamanoğlu devri eseri olan Fakih Dede Türbesi’ni hatırlatmaktadır.

 

AHMET EFLAKİ DEDE TÜRBESİ

 

Türbe, Mevlana Müzesi’nin doğusunda yer almaktadır. Eflaki Dede Mevlana ve Mevlevilik konusunda en geniş bilgileri günümüze aktaran kişidir.

Mevlana Müzesi’nde Mehmet Bey’in Türbesi’nde bulunan, Eflaki Dede’nin mezar taşı 1360 tarihlidir. Mezar Taşı Mehmet Bey Türbesi’nde sergilenmektedir.

Türbe, Ahmet Eflaki’nin ölüm yılı ve yapının genel konumu göz önüne alınarak XIV. yüzyıl başlarına tarihlendirilmektedir. Türbenin ayakta kalan duvarlarında ve kazı çalışmaları sonunda açığa çıkarılan izlerden orjinalinde eyvan türü bir türbe olduğu anlaşılmıştır. Türbe duvarlarının turkuaz mavisi ve mor renkli çinilerle süslendiği görülmektedir.

Türbenin batı yönündeki ihata duvarındaki izlerden burasının Mevlana Derğahı ile bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz.

 

ŞEYH SÜCAÜDDİN TÜRBESİ

Musalla Mezarlığı içerisindedir. Kare planlı olup kesme taştan yapılmıştır. Üzerindeki sekiz köşeli tambura, tuğla örgü, onaltı dilimli bir kubbe oturtulmuştur. Kubbe ve iç duvarlar çinilerle süslü iken, bugün hepsi dökülmüştür. Mimari tarzına göre XVI. yüzyıl başlarında yapıldığı sanılan türbede bulunan mezar sandukası 1537 M. tarihlidir.

 

 

ŞEYH HALİLİ TÜRBESİ

 

Musalla Mezarlığı’ndadır.Sekiz köşeli olan türbenin gövdesi kesme taştan yapılmıştır. Gövde üzerinde onaltı köşeli bir tanbur ve üzerinde kubbe bulunmaktadır. Doğudaki mermer söveli ve kemerli kapısı önünde tek kubbeli küçük bir revak vardır. Kapı üzerindeki kitabede adı geçen türbede, gömülü olan Şeyh Halili, Halveti, tarikat şeyhlerinden Mustafa Muhlis’dir. Kitabeye göre Şeyh Halili, 1589 yılında ölmüş, türbesi 1597 yılında yaptırılmıştır. Türbe içinde sanduka yoktur. 1949 yılında Konya Eski Eserleri Sevenler Derneği’nce onarılmıştır.

 

 

 

HÜRREM PAŞA TÜRBESİ

Mevlana Müzesi’nde bulunmaktadır. Kitabesine göre, Kanuni devrinde, Vezir İbrahim Paşa tarafından 1527 yılında şehit Hürrem Paşa için yaptırılmıştır. Türbe içinde Karaman Beyler Beyi Hürrem Paşa ve Şam Vilayeti Sancaktarlarından Hacı Bey’e ait iki sanduka yer almaktadır.

 

HASAN PAŞA TÜRBESİ

Mevlana Türbesi’nin güney yönü bitişiğindedir. Kesme taşlardan sekiz köşeli prizma şeklindeki gövdesi üzerinde bir kubbesi vardır. Dışa bakan kapısı üzerindeki kitabeye göre 1573 yılında vefat eden Karaman Beyler beyi Hasan Paşa için yaptırılmıştır. Türbe de herhangi bir sanduka mevcut değildir. Kuzeyindeki pencerelerden biri, kapı olarak Mevlana Türbesi’ne açılmıştır.

SİNAN PAŞA TÜRBESİ

Mevlana Müzesi’nde bulunan türbe, kesme taştan yapılmıştır. Türbe girişi üzerindeki kitabeye göre 1574 yılında inşa edilmiştir. Türbe içinde Karaman Beyler Beyi Sinan Paşa’ya ait bir mezar sandukası bulunmaktadır.

 

FATMA HATUN TÜRBESİ

Mevlana Müzesi bahçesinde Sinan Paşa Türbesi’nin kuzeyindedir. Türbe kesme taştan yapılmıştır. Üzeri kubbe örtülüdür. Kapı üzerindeki kitabeye göre 1585 yılında vefat eden Karaman Beyler Beyi Murad Paşa (Kuyucu) Kızı Fatma Hatun için yaptırılmıştır. Türbe içinde mermer bir mezar sanduka vardır.

 

MEHMED BEY TÜRBESİ

Mevlana Müzesi bahçesinde bulunmaktadır. Dört mermer sütun üzerinde oturan küçük bir kubbeyle örtülüdür. Kubbe altındaki taş döşemenin üzerinde mermer bir sanduka vardır. Sanduka 1534 yılında vefat eden Mustafa Paşa Oğlu Mehmed Bey’e aittir.

 
   
Reklam  
   
Bugün 9 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=