konya rehberi
 
  Ana sayfa
  Yazarla iletişim
  Hz. Mevlana'nın Hayatı
  Hz. Mevlana 'nın Sözleri
  Hz.Mevlana'nın Eserleri
  Akşehir
  Nasrettin Hoca
  Konya Gezilecek Yerler
  Mevlana Müzesi
  Konya Kültür Ve Tabiat Varlıkları
  Müzeler
  Camiler
  Saraylar
  Medreseler
  Türbeler
  Hamamlar
  Şadırvanlar
Hz. Mevlana 'nın Sözleri

Mevlana 'nın Sözleri

 

·         Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

·         Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

·         Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

·         Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.

·         Leş, bize göre rezildir ama domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.

·         Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

·         Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.

·         Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.

·         Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?

·         Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.

·         Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.

·         Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.

·         Irmak suyunu tümden içmenin imkânı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkânı yok.

·         Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.

·         Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.

·         Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.

·         Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.

·         Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.

·         Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

·         Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

·         Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

·         Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.

·         Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

·         Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

·         İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.

·         A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

·         O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

·         Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

·         Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.

·         Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

·         Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.

·         Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?

·         Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.

·         Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.

·         Dünyaya demir atmış Karun'u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa'yı gökyüzü çekti, yüceltti.

·         Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.

·         Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyveler aşağı doğru çeker.
Meyvesiz bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.

·         Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?

·         Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur.

·         İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır.
Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.

·         Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer.
Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.

·         Ümit, güvenlik yolunun başıdır.

·         İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.

·         Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur.

·         Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.

·         Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.

·         Yeryüzü ile dağda aşk olmasaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.

·         Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,

·         İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.

·         Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?

·         O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.

·         Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.

·        Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir.

·        Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.

·        Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.

·        Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.

·        Yokluk, varlığın aynasıdır.

·        Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.

·        Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Allah'dan medet umuyorlar.

·        Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?

·        Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.

·        Bağış, kine merhemdir.

·        Mademki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.

·        Sabrı olmayanın imanı yoktur.

·        Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?

·        Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.

·        Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.

·        Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.

·        Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak.

·        Bal yiyen arısından gocunmaz..

·        Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..

·        Dinin aslını anlamaya imkan yoktur, ona ancak hayran kalınır..

·        Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...

·         Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

·         Doğrudan nasihat, kişiyi yaralar.

·         Ne kadar bilirsen bil söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.

·         Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.

 
   
Reklam  
   
Bugün 9 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=